saklıkent
kenanogan:

-birgül affettin değil mi beni?+affettim tabi ya sadık, affetmez mi insan.

kenanogan:

-birgül affettin değil mi beni?
+affettim tabi ya sadık, affetmez mi insan.

sina5an:

CS6 yağlıboya efekti baya gelişmiş…

sina5an:

CS6 yağlıboya efekti baya gelişmiş…

Barış
Çocuğun gördüğü düştür barış,
annenin gördüğü düştür barış,
ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış;
Gözlerinin içinde uçsuz bucaksız bir
gülümseme elinde yemiş dolu bir zembil ve
alnında ter tomurcukları,
Pencerede suyu soğutan testideki damlalar gibi;
Akşam üstü eve dönen babadır barış,
Dünyanın yüzünde yara izleri kapanırken
ağaçlar diktiğimizde
havan mermilerinin kazdığı çukurlara;
Yangının kavurduğu yüreklerde
ilk tomurcuklarını açarken umut
ve ölüler kanlarının boşa gitmediğini bilerek
yana dönüp içerlemeksizin uyuyabildiklerindedir
barış…
Barış yemek kokusudur tüten,
Aksamlayın
arabanın yolda durmasının korkutmadığı,
Kapı çalınmasının dost demek olduğu,
Ve pencereyi saat başı açmanın renklerinin uzaktaki çanlarıyla
gözlerimizin bayram etmesini sağlayan
gökyüzü demek olduğu zamandır barış;
Barış bir bardak sıcak süt ve bir kitaptır,
Uyanan çocuk önünde
başaklar birbirlerine eğilip işte ışık ışık ışık dedikleri
Ve ufuk çemberi ışıkla dolup taştığı zamandır barış;
Hapisaneler onarılıp kitaplıklar yapıldığı zaman,
Eşikten eşiğe bir türkü yükseldiği zaman
geceleyin,
Cumartesi akşamları mahalle berberinden çıkan yeni tıraş olmuş
bir işçi gibi baharda ay buluttan çıktığı zamandır barış;
Geçmiş gün yitirilmiş bir gün olmadığı, sevinç yapraklarını akşamın içine salan bir kök ve kazanılmış bir gün hak edilen bir uyku olduğu zaman acıyı kovmak için zamanın dört bir bucağından güneşin hemen ayaklarını bağladığını duyduğun zamandır barış…….
Barış ışınlar demetidir yaz ovalarında iyilik alfabesin tanın dizlerinde,
Kardeşim dediğin yarın kuracağız dediğin zaman kuracağız dediğimizi kurunca
türkü çağırdığımız zamandır barış;
Ölüm yüreklerde az yer kapladığı ve güvenli parmaklarla
mutluluğu gösterdigi zaman bacalar;
ikindi vaktinin büyük karanfilini
ozan ve proleter aynı şekilde kokladığı zamandır barış;
insanların sıkışan elleridir barış,
Dünyanın masasındaki ekmektir,
Gülümsemesidir annenin
Budur yalnızca
başka bir şey değildir barış
Ve toprakta derin yarıklar açan sabahlar
tek bir sözcük yazarlar,
Barış başka bir şey değil barış;
Dizelerimin rayları üzerinde
buğday ve güller yüklenmiş geleceğe doğru yol alan bir trendir barış,
Kardeşlerim barış içinde derin derin soluk alıyor tüm dünya bütün düşleriyle
verin ellerinizi kardeşlerim işte budur barış…..
BUNALIMDA MIYIM?

Bu soruyu kendime soruyorum aslında birkaç gündür. Kalp çarpıntım sürekli artıyor, nefesim daralıyor. Üstüne bir de sürekli uyumak, kitap okumak ve temizlik yapmak istiyorum. Sonuncusu cidden benim titizliğimle alakalı birşey ama diğerlerini hayatım boyunca bu kadar çok istememiştim. İki günde Türkiye’den getirdiğim bir kitabı bitirdim. Daha sonra sürekli evi temizledim ve bütün kıyafetlerimi makineye attım. 4 sefer sürdü, makine gecenin bu saatinde hala çalışıyor. Hepsini tek tek ütülemek istiyorum. Küçücük donlarıma, çoraplarıma bile ütü basmak istiyorum. İnsan temizlik yaparken kafası dağılıyor lan. Bunun dışında iki gündür sadece ‘kahvaltı’ dediğimiz öğünü yediğimden dolayı bir güçsüzleştim anlatamam. Suyun kapağını bile açamaz oldum. Ablam gelip “ay Tuğçe kolunu öyle bükme kırılacak zannediyorum” diyince anladım ki ERİMİŞİM. Geçen gün “sen çok hasta gözüküyorsun, suratın bembeyaz” diyip eve yollayan hocama yüzbin defa “hasta değilim, iyiyim. Yüzüm böyle. Burda iyice beyazlaştım ondan..” diye anlatmaya çalışsam da dinlemedi. Hasta olmadığım halde okuldan eve yollandım ve dünyanın en büyük ironisini yaşadım. Eve geldim mal mal bakınıp sonra uyudum. Bugün de yarım saat kestireyim diye yatıp 3 saat uyudum. Yine bin ton su içtim. Bir de çalışırken ayak bileğimi burktum. Bir hafta boyunca iş aradım kimse dönmedi ama iş bulunca da bissürü insan dönmeye başladı. Bahtımı sikeyim :(

En son iş için Marcus diye biriyle mailleşirken, adam İsveçli olduğundan mıdır nedir bilmiyorum sürekli bi mailleşme haline girdik. “İş buldum, teşekkür ederim” dediğim halde adamla hala mailleşiyoruz. Üstelik CV bıraktığım bir yerden de telefonuma gelen mesajda “erkek arkadaşın var mı?” sorusu olayına hiç girmek istemiyorum. Ben orada iş arıyorum herif kendine kız arkadaş yada skiş arkadaşı arıyor muhtemelen. Cevap yazmadım.

Okul son iki haftadır inanılmaz zevkliydi. Ders saatlerimi akşama aldırınca bok gibi geçmeye başladı. Sürekli GIRAMER GIRAMER, kusucam lan artık. Yemin ediyorum iğrendim ya. İngiliz aksanına falan da hayran değilim artık. Yemin ediyorum zkimde değil, yarrak gibi gelmeye başladı. R harfini söylemeyip ağzına oouğuğuaea tarzında yuvarlayan adamların nesi seksi allasen? Hiçbir bir Sherlock değil yeminle. Sherlock’un çok fazla gideri var.

En iyisi uyuyayım tekrardan. Sıkıntım az biraz geçti. İyi.

klasikhikaye:

Bazen şu durumlara geliyorum.

klasikhikaye:

Bazen şu durumlara geliyorum.

isssyannnnnnnnn

isyyassssssssssssssssssssssssssssnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn uzaktakine yakındakine herseyeeeeeeeeeeeeeeeeeeee